İşyerinde nöbet sırasında uyuyan iş arkadaşının fotoğrafını çekip, amirine şikâyet etmek için gönderen kişinin eylemi görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluştur. Sanığa 2 ayrı suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerekir.

T.C. YARGITAY
12. Ceza Dairesi

Esas No: 2022/4722
Karar No: 2024/8048
Karar Tarihi: 24-12-2024

YARGITAY KARARI MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1129 E., 2021/1995 K.
SUÇ: Özel hayatın gizliligini ihlal

HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak verilen beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Ilk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 134/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca Ilk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın katılanın mahremiyetini ihlal ettigine, bahse konu fotoyu 3.kişilerlerle paylaşma yetkisi olmadıgına, vesaire ilişkindir.

III. GEREKÇE ve KARAR

TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliligini ihlal suçunun konusunu olusturan özel hayat kavramı; kisinin sadece gözlerden uzakta, baskalarıyla paylasmadıgı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yasantısı ve mahremiyetinden ibaret degil, herkesin bilmedigi veya bilmemesi gereken, istenildiginde baska kisilere açıklanabilen, tamamen kisiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her g.rüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildigi anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunuldugunda dahi, “kalabalıgın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kisinin, gün içerisinde yaptıkları, gittigi yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman g.rüstügü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmis bilgileri ya da onun baskalarınca g.rülmesi ve bilinmesini istemeyecegi, özel yasam alanına girdiginde süphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kavramı kapsamına dahildir.


Özel hayat kapsamında yer alan bir g.rüntü ya da sesin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dısında, resim çekme veya kaydetme özelligine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK’nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde yaptırıma baglanmıs olup, bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmis olsa dahi, kasten ilgilisinin bilgisi ve rızası dısında ifsa edilmesi, baska bir anlatımla içerigini ögrenme yetkisi bulunmayan kisi veya kisilerin bilgisine sunulması ise maddenin ikinci fıkrasında yaptırıma baglanmıs olup, her iki fıkrada birbirinden bagımsız iki ayrı suç düzenlenmistir. Ilk fıkradaki suçun olusması için, g.rüntüdeki kisinin tanınabilir ya da sesin anlasılabilir olması gerekmeyip, özel hayat kapsamına giren ses veya g.rüntülerin anlasılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun olusumu için yeterlidir. Suç özel hayata iliskin g.rüntü veya sesin kaydedilmesiyle tamamlanır. Ikinci fıkradaki suçun olusabilmesi için ise ses veya g.rüntüyle özel hayatı ihlale ugrayan kisinin anlasılması, en azından anlasılabilir olması ya da açıklanması gerekmekte olup, özel hayat g.rüntüsü veya sesin, yetkisi bulunmayan kisi veya kisiler tarafından içeriginin ögrenilmesiyle suç tamamlanmıs sayılır. Ilk fıkra açısından, g.rüntü veya sesin kaydedilmesi, ikinci fıkra açısından ise bu kayıtların ifsa edilmesi yeterli olup, baskaca bir neticenin dogması veya magdurun zarara ugramıs olması gerekmez. Sanıgın kaydedilen g.rüntüleri izlememis ya da sesleri dinlememis olmasının da suçun olusumuna bir etkisi bulunmamaktadır. Her iki fıkrada düzenlenen suç, genel kast ile islenebilmekte ise de kastın varlıgından söz edebilmek için sanıgın hukuka aykırı hareket ettigini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerekmektedir.

Sanıgın ikrar içeren savunması ve tüm dosya kapsamına göre, Çigli Özel Can Hastanesinde asçı olarak çalıstığı ve aynı hastanede servis elemanı olarak katılan …’in nöbet esnasında uyuduğu ana iliskin fotografını çekip basasçı Rüstü’ye gösterdiği olayda, katılanın fotografını çektikten sonra katılanın rızası dışında hukuka aykırı olarak 3. kisiyle paylasan sanığın sübut bulan eyleminin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturduğu ve her iki suçun birbirinden bağımsız suç olmaları nedeniyle, atılı suç bakımından aleyhe istinaf olmadıgından ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektigi gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı sekilde sanık hakkında beraate hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde g.rüldügünden Izmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi geregi, Tebligname’ye aykırı olarak, oy birligiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Izmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılıgına TEVDIINE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.


Son Gönderiler

Yorum Yap