11/11/1958 tarihinde açılan ve 487 tarafı ilgilendiren 32 parsele ilişkin dava, 68 yıl sonra karara bağlandı.
09/06/1983 tarihinde açılan ve 432 tarafı ilgilendiren 100 parsele ilişkin dava ise 43 yıl sonra ilk kez hükümle sonuçlandı.
Yargıda gecikmelerin ortadan kaldırılmasını amaçlayan Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli kapsamında yürütülen çalışmalar, yıllardır çözülemeyen kadastro dosyalarında somut sonuçlar vermeye devam ediyor.
Her iki dosya da 28 Nisan 2026 tarihi itibarıyla karara çıkarılarak, yıllardır süregelen mülkiyet ihtilaflarında önemli bir eşik aşıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in hedef süre uygulamaları, yargılama sürelerinin kısaltılması ve gecikmelere yol açan yapısal sorunların tespiti ile çözümüne yönelik ortaya koyduğu irade doğrultusunda, Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sahada somut karşılık buluyor.
Bu çerçevede, uzun yıllardır derdest durumda bulunan iki önemli dosyada ilk kez hüküm kuruldu.
Bu sürece paralel olarak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu da; takip, terfi, planlama, kadastro mahkemelerinin birleştirilmesi ve bilirkişi süreçleri gibi yapısal başlıkları yakından izleyerek sürece kurumsal katkı sunuyor.
Yüzlerce tarafı ve çok sayıda taşınmazı ilgilendiren bu davaların sonuçlandırılması; yalnızca dosyaların kapatılması değil, aynı zamanda vatandaşların uzun yıllardır beklediği hukuki belirsizliklerin giderilmesi anlamına geliyor.
Adalet hizmetlerinde zaman yönetimini esas alan yaklaşım doğrultusunda, “Sıfır Kadastro Dosyası” hedefiyle yürütülen çalışmaların, benzer nitelikteki uzun süreli dosyaların da çözüme kavuşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Yetkililer, adaletin yalnızca doğru kararı vermekle sınırlı olmadığını; aynı zamanda zamanında karar verebilmenin de adaletin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor.
Bu kapsamda atılan adımlar, hem yargıya duyulan güveni güçlendirmeyi hem de geçmişten gelen kronik dosya yükünü kalıcı şekilde ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Yorum Yap